Bunun adı tek kelime ile doğa katliamı!

Ege’de son söz gazetesinde yer alan bir haberde, İzmir’in Dikili ilçesi hudutları içinde bulunan ve Kayyım tarafından yönetilen Çukuralan Altın Madeni Ocağı’nın üçüncü kapasite artırımı ile ilgili yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı. Avukatlar tahribatın had safhada olduğunu rapor etti.
Dikili sınırları içinde yer alan, Bergama’nın fıstık çamıyla ünlü Kozak Yaylası’nın yanı başında yer alan Çukuralan Maden Ocağı, üçüncü kapasite artırımına gitti. Kayyım tarafından yönetilen ocakta, kapasite artırımıyla ilgili keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldı. Davaya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de avukat göndererek müdahil olurken, keşfe, mahkeme heyetiyle birlikte EGEÇEP Dönem Sözcüsü Avukat Berna Babaoğlu Ulutaş, Avukat Arif Ali Cangı, Büyükşehir adına Avukat Esra Okumuş, Bergama Çevre Platformu’ndan Avukat Serdar Sinan, Dikili Kültür ve Çevre Platformu’ndan Avukat Doğu Işık ve bilirkişi heyeti katıldı.

Ajans Bakırçay’dan Oben Ulu’nun haberine göre, keşifte maden atık sularının arıtıldıktan sonra nereye deşarj edildiği konuşuldu. Avukatlar bu sulardan numune alınarak ağır metal analizi yapılmasını talep etti. Ayrıca harita mühendisi bilirkişi, haritada yeryüzünden işaretlenmiş noktaların incelemesi sırasında yetersiz olacağını, galerilerin yer altında gittiği noktaları ölçmek, incelemek ve harita üzerinde işaretlemek istedi.

HEMEN DURDURULMALI
Avukat Arif Ali Cangı, “İşletmenin bölgede geri dönüşü olmayacak şekilde tahribat yarattığı ve ekosistemi bozduğu çıplak gözle görülmektedir. Bu işletmenin daha fazla genişleyerek devam etmesi, sadece bulunduğu alana değil tüm bölgenin yeraltı sularını, ormanını ve yüzeysel sularını olumsuz etkileyecektir. Covid-19 ile mücadele ettiğimiz bu dönemde doğal ortama yapılan müdahalelerin, vahşi yaşamda bulunan zararsız virüslerin mutasyon geçirerek insan için ölümcül tehlike yarattığını yaşayarak görüyoruz. Çukuralan Altın Madeni bu virüse kaynaklık eden müdahalelerin en canlı örneğidir. Dünya yeni bir döneme girmiştir. Bu dönemde ekonomik ve toplumsal ilişkiler yeni virüslerin ortaya çıkmasına ve yaşamı tehdit etmesine engel olacak nitelikte olmalıdır. Artık öncelikli olan ekolojik bir yaşamın inşaatıdır. Çukuralan özelinde bunun gerçekleşmesini bekliyoruz. Gerek bilirkişi gerekse mahkemenin yeni dönemin koşullarına göre değerlendirme yapmasını, bölgenin tamamen ölmesine yol açacak faaliyetleri durduracak kararlar vermesini bekliyoruz” dedi