İBB Şehir Tiyatroları’nın Yeni Oyunu “Maviydi Bisikletim”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Dinçer Sümer’in yazdığı Ersin Umulu’nun yönettiği Maviydi Bisikletim adlı oyunu seyirciyle buluşturuyor. Oyun, 22-25 Eylül, 29 Eylül-2 Ekim 2021 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde. İlk gençlik yıllarını geçirdiği İzmire duyduğu özlem ve ilk aşkının izinden giden bir adamın, anılarına yaptığı bu yolculuk, bizi 1950lerin İzmirinden günümüze taşıyor. Müzik, deniz, aşk ve dostluğun hikâyesi olan Maviydi Bisikletim, Dinçer Sümer’in hayatından izler taşıyan tek kişilik oyunlarından biri. 1996-97 tiyatro sezonunda Erdal Özyağcılar’ın dramaturgisini yapıp rol aldığı beğeniyle izlenen oyun, bir kuşak sonra yeniden Şehir Tiyatroları’nda. Maviydi Bisikletim’in yönetmeni Ersin Umulu, oyunu nasıl ele aldığını şöyle anlatıyor: “Türk tiyatrosuna yıllarca emek vermiş Dinçer Sümer'in hayatından yola çıkarak otobiyografik bir sahneleme düşündüm. Bu amaçla Dramaturg Hatice Yurtduru ile birlikte “Bir Düş Müydü O İzmir” romanından alıntılar yaparak oyunlaştırdık, “Maviydi Bisikletim” oyun metnine ekledik. Bir yönetmen, oyuncu, yazar ve akademisyen olarak tiyatroya emek vermiş bir tiyatro adamının hayatını kendi kaleminden, kendi dilinden aktarmayı amaçladım. Yaşamındaki kırılma noktalarını, İzmir olan sevgisini, meslek aşkını, bir “bisiklet” çerçevesinde topladım. İnsana dair öfke, sevgi, umut vb. duyguları naif bir dille anlatıyor oluşu bu metni günümüzde daha değerli kılıyor. İlk aşkın kırılganlığı, coşkusuyla bir aile hikâyesi anlatıyor. Çok kültürlülüğün, komşuluğun, toplumsal değişimin, savaşın izlerini takip ediyor. 1950'lerin İzmir’ine Dario Moreno ezgileriyle yolculuk yapıyoruz.” Dramaturgisini Hatice Yurtduru’nun, müziğini Hakan Elbir’in, dekor-kostüm tasarımını Ayşen Aktengiz’in, ışık tasarımını Murat İşçi’nin, efekt tasarımını Nesin Coşkuner’in, kareografisini Özge Midilli’nin yaptığı, fotoğraflarını Ahmet Çelikbaş’ın çektiği oyunda Arda Aydın rol alıyor. İzmir ve 1950’lerin Kültürü Maviydi Bisikletim 1950’lilerin İzmir’ine duyulan özlemin oyunu. Unutulamayan gençlik aşkı, mahallede sadece bir kişinin sahip olduğu mavi bisiklet, 1950’lilerin sinema yıldızı Muzaffer Tema anlatıcının anılarının merkezinde yer alıyor. Oyunda şehrin çok kültürlü yapısı çok uzak bir geçmişin izleri gibi görünüyor. Oyunda Adnan Menderes-İsmet İnönü rekabetini, Türkiye’nin Amerika’yla yakınlaşmasının İzmir’in kültür hayatı üzerindeki etkilerini görüyoruz. O dönem için yeni tanışılan Amerikan kültürünün izlerini de oyunda görmek mümkün. Oyunda dönemin İzmir’inin sokaklarında geziniyoruz adeta. Fuar, gazino, açık hava sineması, Radyo Evi, Foto Park, 1950’lilerin atmosferini oluşturan mekânlardan sadece birkaçı… Dönemi yaşayanların hatıralarını süsleyen anahtarla kilitlenen defterler, mandolinler, fosforlu kol saatleri vb. objeler bizi adeta oyunun içine çekiyor. Bu objeler sayesinde hem oyunun geçtiği dönemle, hem de kendi geçmişimizle bağ kuruyoruz.